"Beni 20 Yıl Sonra Anlayacaklar" Settar Behlulzade

Terlan Mehdiyeva AZİZZADE
1.190 854

Öz


Öz

Sosyalist gerçekçiliğinin ideologları için SSCB’ye bağlı ülkelerde ulusalcı ve aykırı genç sanatçıların peyda olması, arzu edilmeyen bir olaydır. Azerbaycanlı genç sanatçıların eserlerinde de sosyalist gerçekçiliğe karşı çıkan özellikler görülmektedir. Bu gençlerin eserlerinde sosyalist gerçekçiliğe tepki göstermelerinin temelinde, kuşkusuz ulusal tarihi köklerine olan ilgileri yatar. 

            28 Nisan 1920'de 'Kızıl Ordu' işgalinden sonra, Azerbaycan’da çağdaş resim sanatı Sovyet Rusya'nın etkisi altına girmiş de olsa, daha 18. yüzyılın başlarından itibaren batılı anlamda resim yapan sanatçılar da yok değildi. Bu sanatçılardan Mirze Kadim İrevani, Hurşid Banu Natevan, Mir Möhsün Nevvab gibi isimleri örnek olarak sayabiliriz. Batılı ilkelerin estetik yoluyla topluma yayılma korkusu Sovyet ideologlarını epey meşgul etmekteydi. Tarihsel kökenlerine, dillerine ve yurtlarına araştırmacı bir ilgiyle yaklaşıp kültürel kimliklerini yeniden tanımlamak isteyen bu sanatçılar, “batı sanatı misyoneri” damgası vurularak takibe alındılar. Bu bağlamda çağdaş resim sanatı tarihimizin batı tarzına yakın ilk eserlerinde, 16. yüzyılın Azerbaycan minyatürü, süsleme, halı ve kilimlerinin etkisi bariz şekilde görülmektedir.

Modeli ve natürmortu koşulsuzca tekrarlamayı dikte eden sosyalist gerçekçiliğin estetik prensiplerine karşı çıkan ve eserlerini serbest yaratıcılıkla ortaya koyan Azerbaycanlı sanatçılardan biri de Settar Behlülzade olmuştur. Bu makalede, sanat hayatına 1940-1950 yılları arasında başlayan ve daha sağlığındayken “aramızda dolaşan dahi” lakabını alan S. Behlülzade’nin hayat ve yaratıcılığından söz edilmektedir. Behlülzade yaratıcılığının, sosyalist gerçekçiliğin baskın olduğu dönemle çakışan ilk yıllarında, kadim ve keşmekeşli Azerbaycan tarihini cesaretle ele almıştır. 60-70’li yıllarda ise ana yurduna beslediği sevgisini,  eserlerine yansıtmış geleneksel tasvir ve manzaralarla sanatımıza yeni bir nefes getirmiştir.

Anahtar Kelimeler: Settar Behlulzade,  SSCB, sosyalist gerçekçilik, ideoloji, kültürel kimlik, Azerbaycan 

“They Will Understand Me in 20 Years Time”

Settar Behlulzade

Abstract

For the ideologists of socialist realism, the appearing of young artists with nationalistic and rebellious tendencies in the countries under the dominion of USSR was a disturbing development. However this fact did not stop some of the young artists from Azerbaijan to yield such works with the characteristics of anti-socialist realism. The reason behind their reactionary attitude against the socialist realism is, no doubt, due to their interest in their national and historical roots.

            Following the occupation by Red Army in April 28 1920, the contemporary drawing of Azerbaijan inevitably went under the influence of Soviet Russia. However the existence of painters who painted in the western sense of the art could not be ignored since the 18th century.  Mirze Kadim İrevani, Hurşid Banu Natevan, Mir Möhsün Nevvab are some of the them who were considered as such painters. The fear that the western ideas would spread within society by way of aesthetics was a great concern for Soviet ideologists.  Thus, they stigmatized these artists who with an inquiring attitude towards their national roots, language and homeland, as “the missioners of the western art”. In this context, initial works of the contemporary history of drawing in Azerbaijan which are yielded in the western style had an apparent inspiration from the patterns of the 16th century miniatures, decoration, drugs and carpets of Azerbaijan.

Settar Behlulzade is one of the artists who worked with unrestrained creativity and did not comply with socialist realism which unconditionally dictated repeating of the model and the still-life to the artists. This article studies the life and the creativity of Behlulzade who began painting between 1940 and 1950 and got known as the “genius walking among us”. First years of the creativity of Behlulzade coincide with the most dominant years of the socialist realism over the world of art. Behlulzade, nevertheless, bravely tackled the very old history of Azerbaijan in his works. In the 60s and the 70s, he pre-dominantly reflected his love for his homeland on his works. His unique traditional depictions and panorama is considered as a new blood to our art.

Keywords: Settar Behlülzade, USSR, socialist realism, ideology, cultural identity, Azerbaijan 


Tam metin:

PDF