SAFRANBOLU’NUN KÜLTÜREL MİRAS KAYNAKLARI VE KORUNMASI/Safranbolu’s Cultural Heritage Resources and Their Protection

Ünal Özdemir
4.969 1.780

Öz


ÖZET

          Günümüz dünyasının en önemli sektörlerinden biri olan turizm, toplumların sosyal ve ekonomik yapılarındaki değişime uygun bir tavır sergiler. Bu doğrultuda insanların ilgisi güneş, plaj ve kumdan faydalanmayı esas alan deniz turizminden, eko turizm ve kültürel turizme doğru kaymaktadır. Bize göre bunda; şehir yaşamından kaynaklanan görüntü kirliliği ve kalabalıklığın, artık kıyılar içinde sıradan bir durum haline gelmesi etkili olmuştur.  Bu nedenle, kültürel miras kaynaklı turizm faaliyetlerine her geçen gün ilgi artmaktadır. Özellikle de üst gelir grubunun katılımı dikkat çekicidir. 

Türk kentsel tarihinin iyi korunmuş örneklerinden biri olan Safranbolu; ahşap, taş ve kerpiç malzeme ile inşa edilen konak görünümlü karkas evleri, camileri, çeşmeleri, han ve hamamları, yemeniciler arastası ve geleneksel şehir dokusuyla, bütünü sit alanı olarak ilan edilen ülkemizin ender yerleşmelerinden biridir. Bu özelliklerin tüm Dünya için önemli olduğunu düşünen UNESCO, 1994’de Safranbolu’yu Dünya Miras Listesine almıştır. 

            Geleneksel mimariyi yaşatan bu tür yerler, şehirleşmenin tehdidine açıktır. Ancak, Safranbolu’da Çarşı adı verilen tarihi yerleşmenin kurulduğu platonun bu kesimi, yeni yerleşim alanlarının gelişmesine müsait olmadığı için, nüfus baskısından korunabilmiştir. Söz konusu durum, başta tarihi konutlar olmak üzere diğer kültürel miras kaynaklarının zarar görmesini de engellemiştir. Özellikle 1975’lerden itibaren korumacılık fikrinin benimsenmesi ile bu yapılar aslına uygun restore edilmiş ve turizme sunulmuştur.

Safranbolu’yu ziyaret eden yabancı turistler içinde geleneklerine olan bağlılıkları ile tanıdığımız Japonların ilk sırada olması, hiç de şaşırtıcı değildir. Farklı tarzdaki mimarisine karşılık ahşap kullanımının ortak bir kültürel özellik olması, tercihlerini etkilemiştir. 

Safranbolu’nun kültürel miras turizm merkezlerinden biri haline gelmesi, Beypazarı gibi bazı yerleşmelere de örnek olmuştur. Bu başarıda, yöre halkı, yerel yönetim ve meslek yüksek okulunun ortak çabaları vardır. Ancak, kültürel miras kaynaklarının kontrolsüz bir şekilde otel, motel ya da pansiyon gibi turizm tesislerine dönüştürülmesi orijinalliğin kaybolmasına yol açarken, turizm konusunda birikimi olmayanların sektörde girişimciliğe yönelmesi de, yöre turizminin önündeki bir diğer problemdir.

Anahtar Kelimeler: Safranbolu, Safranbolu evleri,  miras turizmi, kültür turizmi, koruma.

            ABSTRACT

Tourism, which is one of the most important sectors in today’s world, displays a parallel process with the social and economic structures of societies. From this perspective, the interest of people may change from sunlight, beach, sand, shortly sea tourism, to eco tourism and cultural tourism.  Noise pollution resulting from urban life and population density may have played part in this.  Interest in cultural heritage tourism increases day by day especially among those people with higher level of income.

Safranbolu, one of the well-protected examples of Turkish urban history, is a peculiar settlement with its wooden, stone, and sun-dried brick constructed carcass houses, mosques, fountains, khans, baths and traditional city structure in our country, all of which is a land to be protected. UNESCU, believing that these peculiarities are important for the whole world, included Safranbolu in World Heritage List in 1994.

Such settlements reflecting traditional architecture are open to the threat of urbanization. However, in the case of Safranbolu, the plateau on which the historical settlement called Çarşı was located, has been protected because of its not being suitable for the addition of new settlements. This has helped protection of cultural heritage, mainly houses. Especially after 1975, with protective consciousness, these houses have been restored and put in the service of tourism.

      It is not surprising that Japans, who are known to have respect for their traditions, take the first place among people who visit Safranbolu. The fact that the use of wood is a mutual feature although architecture is different must have affected their preference.

     Safranbolu’s becoming a centre of attraction for cultural tourism became a model for some settlements like Beypazarı. Townspeople, local administration and vocational college have their shares in Safranbolu’s success. Yet, the uncontrolled utilization of structures of cultural heritage for hotel, motel and pension cause the loss of their originality. Besides, involvement of people without professional expertise in tourism is another threat for tourism.

 Key words: Safranbolu, Safranbolu houses, heritage tourism, cultural tourism, protection.

Tam metin:

PDF




http://dergipark.ulakbim.gov.tr/ataunidcd/