TÜRKİYE’DE KARSTİK ALANLARIN KORUNMA GEREKLİLİĞİ VE ALINABİLECEK BAZI ÖNLEMLER / The Necessity of Protection of Karstic Areas in Turkey and Some Possible Precautions

H.İbrahim Zeybek
3.075 2.052

Öz


ÖZET

Türkiye’de başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere, karstik alanlar oldukça geniş yayılışa sahiptir. Bu sahalarda yayılış gösteren karstik şekiller ise büyük bölümüyle Paleozoik, Mesozoyik ve Tersiyer yaşlı kalkerler ile, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Oligo-Miyosen devrine ait jipsler üzerinde gelişmiştir. Kalkerlerin yayılış alanlarında lapya, dolin, uvala, polye, düden, obruk, kuru vadiler, traverten şekilleri ve mağaralar gibi karakteristik şekiller gelişmiştir. Hatta, bu ilginç şekiller bazı yerlerde çok yoğun olduğu için geçmişten günümüze dağa, tepeye, göle, kaynağa, yerleşmeye adını vermiştir. Ayrıca, karstik alanlar ülkemizde deniz seviyesinden başlayıp dağların 3000-3500 m yükseltilerine kadar çıkabilmektedir.

Ülkemiz Paleolitik’ten bu yana gittikçe yoğunlaşan bir tarzda yerleşmeye sahne olmuştur. Bu yüzden, binlerce yıldır topraklarımızın tamamı, bu arada karstik alanlar insan müdahelesine maruz kalmıştır. Kuşkusuz bu etki daha çok doğal çevre bu arada karstik alanlar aleyhine gerçekleşmiştir. Çünkü, geçmişten günümüze karstik alanlardan tarım, madencilik, inşaat ve turizm sektöründe, içme suyu sağlanmasında...vb. yararlanılmaktadır. Fakat, ülkemizdeki karstik alanların hemen tamamı herhangi bir plânlama ve koruma olmaksızın kullanılmaktadır. Sonuçta, karstik alanların kendilerine özgü ekosistemi zarar görmekte, buralardan yararlanılabilirlik ömrü kısalmaktadır. Bu yüzden, öncelikle karstik alanlarla ilgili bilimsel verilere dayalı plânlamalar yapılmalı ve uygulanmalıdır. Karstik saha ve şekillere zarar verecek etkinliklerin önüne geçilmelidir. Ayrıca, karstik potansiyeli yüksek olan öncelikli alanlar tespit edilerek koruma altına alınmaları sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu sahaların sürdürülebilir kullanımı mümkün olmayacaktır.

Anahtar Kelimeler: Karstik alan, Lapya, Dolin, Uvala, Polye, Traverten

 

ABSTRACT

Karstic area have a highly wide spread in Turkey, especially in Mediterranean Region. Karstic features are developed on aged limestones such as Paleozoic, Mesozoic, Tertiary and on gypsum which belongs to Oligo-Miocene period in Mid Anatolia Region. Characteristic features such as lapies, dolines, uvalas, poljes, swallow holes, open pits, dry valleys, travertine features and caves are developed on the spread areas of limestones. Moreover, since those interesting features are very common in some places, those features give name to the mountains, hills, lakes, springs and settlements around them. Additionally, karstic features can be seen beginning from the sea level to the mountains about 3000-3500 m height.

The area of Turkey has a day by day growing population since Paleolitic period. Therefore, whole area of Turkey- including karstic areas- had anthropogenesis effects for myriad of years. No doubt that those anthropogenesis effects destroyed natural environment and karstic area. It is because human being are used karstic areas in agriculture, mining, construction, tourism and supplying water etc. for ages. However, nearly all of the karstic areas in the Turkey are used without any planning and protection. As a result of it, the ecosystem of karstic areas are demaged and usebility process of those areas are shortened. Therefore, as a first step some plans, which depend on scientific data, should made and applied. Furthermore, some activities , which may cause harm to the karstic areas and features, should be banned. Additionally the areas which have high karstic potential should be determined and protected. Otherwise, sustainable use of this areas can not be possible.

 

Keywords: Karstic area, lapies, dolines, uvalas, poljes, , travertine


Tam metin:

PDF